4 Haziran 2014 Çarşamba

ÖĞRETME ÇABALARI

Bir çocuk yetiştirmek. Kesinlikle dünyanın en zor ve en önemli şeyi. İlk başlarda size tepki vermeyen bir bebekken, aylar geçtikçe ilgi bekleyen, oyun isteyen bir bebek haline geliyor. Bu değişim bile sizin kanınızı kaynatmaya yetiyor. Sadece sizin şekillendireceğiniz bir birey. Ve ona bir şeyler öğretme çabaları.
İlk ''ce ee'' oyunuyla başladık. Daha doğrusu Ece başladık. Yüzünü eline geçen birşeylerle kapatıyor. Sonra açıp gülüyordu. Bizde ona katıldık. Sonra birşeyler söyletme çabaları. Anne, baba, dede, gel bunlar şimdilik söylediklerimiz. Çalışmalarımız devam ediyor. Ben işe giderken yapılan bay baylar. Gel babası gel denemeleri. Tel sarar kızımlar. Şimdilik Ece bu üçünü yani bay bay, gel babası gel ve tel sarar kızımı birbirine karıştırsada çabalarımız sürüyor. Ağzını açması için ''aağğ'' yaptırıyorum. Bunu öğrenmesi önemli çünkü (Allah korusun) ağzına birşey kaçarsa bu şekilde daha kolay çıkartabiliriz. Bir iki kerede bir oyuncağı peçeteye sarıp eline verdim. Ama bu oyunu sevmedi. Direk oyuncağı attı. Hiç açmaya yeltenmedi. Bir kaç kere daha denerim artık bir ara. Yatakta oynarken tut şunu yapınca çok gülüyor. Kaçmaya çalışıyor. Ama kafayı çevirip bana baktığı için tam da kaçamıyor. Şu anda en eğlendiği oyunlardan biri bu. Aynadaki görüntüsü de Ece için harika bir oyun. Tencere tavalarla oyun oynamasını, onlara vurmasını seyretmekte harika keyifli.
Oyunlar ve bebeğinize birşeyi öğretme çabaları çok keyifli. Onunla geçirdiğiniz her saniye keyifli. Ama onun birşeyler öğrendiğini ve birşeyler için çabaladığını görmenin keyfi anlatılamaz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder