Hamile
olduğumu öğrendiğimde heycandan bir yumruk yemiştim mideme. Nefesimi
kesen ama mutluluk veren. Planlı bir süreçti ama ne kadar planlı olursa
olsun şaşırmamak imkansız. Bu şaşkınlık, mutluluk ve heycan dalgası
geçince düşünmeye başlıyorsunuz. Aman Allahım içimde bir canlı büyüyor
ve ben onun için en iyisini yapmalıyım. Ama ne yapmalıyım? Doktorunuz,
arkadaşlarınız hemen tavsiyelerde bulunmaya başlıyor. Hemen
araştırmalara başlanıyor. İnternet kitaplar ve daha bir sürü kaynak.
Benim tüm bu edindiğim bilgiler doğrultusunda yaptıklarım ve tüm
hamileliğimde uymaya çalıştığım şeyler şunlardı:
- Bebeğin zihin gelişimi için haftada 1 veya 2 somon balığı ve günde 1 avuç ceviz yemek. (Somon lezzetsiz bir balık. Ama soslarla tatlandırabilirsiniz. Cevizide unutmamak için işyerine götürmüştüm. Orada yiyordum.)
- Göbek ve bacak bölgesine kakao yağı sürmek. Çatlak oluşumlarına karşı önlem olarak. (Bende pek bir işe yaramadı. Bünye meselesi. Ama işe yaradığı çok insan tanıyorum. Yapmakta fayda var.)
- Haftada 1 kere hamilelik yogası yapmak. (Hadi canım demeyin. Bende inanamıyorum. Ama gerçekten yaptım.)
- Uyurken sol tarafa yatmak. (Benim gibi yüzüstü yatan biri için hamileliğin son zamanlarında bu olay ttam bir eziyet olmuştu.)
- Hamilelik ve doğum kurslarını araştırıp, eşimle birine katılmak. (Hamileliğimin 32. haftasında kursa başladık. Bildiğim kadarı ile tüm hastanelerin ücretsiz kursları oluyor. burda önemli olan size uyan tarih ve saatler.)
- İş yerinde aklıma geldikçe klasik müzik freakansını açıp dinlemek. (Genelde unutuyordum. )
- Elimden geldiğince kimyasallardan uzak durmak. (Bunlara oda kokuları, duş jeli, şampuan, sıvı sabunlar, oje, aseton, saç boyası gibi şeyler dahildi. Belki abarttım ama evet bunları da yaptım.)
- Yine elimden geldiğince organik beslenmek. (İstanbulda organik pazarların bile ne kadar organik olduğu tartışma konusu ama ben yinede oralardan beslenmeye özen gösterdim.)
- Ayaklarımı evde ve işyerinde sürekli uzatmak. (İş yerinde ayaklarımı odam müsait olduğu için masanın altından sandalyeye uzatıyordum. Çalışan bayanlara özellikle tavsiyem budur. Ayaklarınızın şişmemesine özen gösterin. Ödem oluşması çok sinir bozucu.)
- Hamileliğimin yaza gelen kısmında bol bol su ve meyva tüketmek. (Bu da yine ödem oluşmaması için önemli. Ben zaten az tuz tüketen biriyim. Ama tuz tüketimiede çok dikkat etmek gerek.)
- Süt, yoğurt ve peynir. Bu kalsiyum kaynaklarından mümkün olduğunca faydalanmak. (Çünkü bebeğiniz dişlerinizin ve saçlarınızın en büyük düşmanı. Bu kaybı en aza indirmek için bol bol kalsiyum almak gerekli.)
- Bitki çayları, kahve, kola, asitli içecek tüketimini sıfıra indirmek. Çayı da çok çok açık içmek. (Çaydan vazgeçmem mümkün değildi.)
- Rahat ayakkabılar ve rahat kıyafetler. (Hamile pantolanları, robadan bol elbiseler ve sandaletler. Kış hamileri için üzgünüm pek tavsiyem yok.)
- Taşıdığım koca çantaya elvada diyip, minik bir çantaya sığmak. (Metre, makyaj seti, kalem, bloknot, kitap gibi şeyleri çantadan çıkrmak.)
- Gürültülü ve dumanlı ortamlardan tamamen uzaklaşmak. (Nargile kafelere elveda.)
- Alkol ve sigarayı yazmama gerek yok diye düşünmüştüm ama sona yinede yazıyım dedim. (Gerçi bırakmyan çok duydum. Ama çocuğumu bu kadar severken ona zarar verebilecek böyle bir benciliği anlamak çok zor.)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder