İlk Ece ile dışarı çıkmamız tabiki doktor yolculuğumuzdu. Ve gözümüz
çok korkmuştu. Sürekli ağlamıştı. ''Allah Allah her çocuk severdi
oysaki arabayı. Sanırım biz Ece ile dışarı zor çıkacaktık'' diye
düşünmüş, fakat bebeklerin günü gününü tutmadığını unutmuştuk. 4 gün
sonraki yine doktor yolculuğumuzda böyle bir sorunla karşılaşmamıştık.
Zaten bizim gibi gezmeyi çok seven bir çift için bu çok büyük sorun
olurdu. Biz bir şey yapmadan Ece bu sorunu bizim için çözdü.
Sonra
ver elini gezmeler. Babanesine gittik, 40 uçurmaya teyzeannesine
gittik, sahile gittik, alışveriş merkezine gittik. Gittik, gezdik ve Ece
dünya ile tanıştı. Kasım bebeği olmasına rağmen havalar güzel oldukça
ve babamız müsait oldukça gezdik. Ortaköy'e bile gittik. Hemde iki kere.
Ama anne kız ilk gezmemizi İkea'ya yaptık. Arabayı açma, kapama, Eceyi
koyma tek başına ne zor şeylermiş. Nerdesin Erhan? Ama sonra bu
acemiliği de attık. Sonra ver elini anneyle gezmeler. Baba işte olsa da.
Ama yine de gideceğimiz yere Erhan bırakıp, Erhan alıyordu. Yaşasın
Ba-Ba.
Ve yine sonra Betül işe başlar. Bu ayrı bir yada iki hikaye
tabi. Çalışan anne olmak ve çalışmaya başlamak. Ama cuma günleri izin
günüm. Süt izni. Böylece 3 gün dolu dolu kızımla geçiriyorum. Her cuma
yeni bir aktivite. Bazen teyzeye gitmeler, bazen alışveriş merkezi,
bazen sahil. Cuma günleri aktivite günümüz. Eğer babamızın cumartesi de
işi varsa (genellikler oluyor) o da arkadaşlarla buluşma günü oluyor.
Bilmem hangi teyzeye gitsek acaba?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder