Hamile
olduğunuzu anladığınız andan hamileliliğinizin son haftalarına kadar
aklınızda bir çok soru vardır. Ama bir soru vardır ki içinizde hem
korku, hem endişe, hem de sıkıntıya sebep olur. İşte o soru: Normal
doğum mu? Sezeryan mı? Bunun bir soru olmadığı Avrupa ülkelerinde
kadınlar hiç düşünmeden normal doğum yaparken bizde bu niye bir soru ve
insanlara bırakılan bir tercih anlamak zor.
Tabi
bunlar benim düşüncelerim ve bir bilimselliği yok. Ve benim kati
düşüncem zor bir normal doğum geçirmiş olmama rağmen normal doğumun
hayatımda yaşadığım en harika süreç olduğudur.''Acı çekmekten korkmak'' sezeryan fikrini insanların aklına sokan , yada insanlarının sezeryan için arkasına saklandıkları bahane. Oysa ki evladımız bize sonsuz mutluluk verirken hayatımız boyuncada zaten acı verecek. Düştü, ağladı, üzüldü içimiz hep acıycak. İlk acısı da bu olsun. Zaten adı üzerinde normal doğum. Bunun kadar normal bir şey olabilir mi?
Zorunlu bir takım şartlar; öncesinde geçirilen bir ameliyat, bebeğin iri olması, ters durması bu gibi durumlarda zaten ısrarın bir anlamı yok. Ama sonuçta herşey normalse normal doğumun akışına kendini bırakmak gerek. Korkuları anlıyorum. Bende çok korktum. Korkmadım diyen bence yalan söyler. Bu hayatımın en korkunç anıydı. Ama bana normal doğumdan daha korkunç gelen sezeryan ve karnımın kesilmesi düşüncesiydi.
Ailem ''bir daha çocuk düşünürseniz kesinlikle sezeyan düşünün bizim yüreğimiz bunları bir daha kaldırmaz'' diyor. Çünkü birini özellikte çok sevdiğiniz birini acı çekerken görmek oldukça zor. Ama acınız öyle bir acı ki sonu çok büyük mutluluk, öyle bir acı ki son bir nefes veriyorsunuz ve bıçak gibi kesiliyor acı. Son bir sancı, son bir çığlık ve herşey bitiyor. Derin bir huzur. Bir mucize. Bu mucizeyi kendi kendinize elinizden almayın lütfen.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder