4 Haziran 2014 Çarşamba

BABA ÖZLEMİ

Gelibolu'dayız. Batuhan babasından en uzun ayrılığını yaşıyor. Tabi babası da Batuhan'dan.  Daha önce Gelibolu'ya haftasonu hepberaber gelip, babayı işe uğurlayıp 5 günü ayrı geçirdiğimiz olmuştu. Ama bu sefer biraz farklı. Tam bir haftadır Anneannemiz ve Dedemizle beraberiz ve bir süre daha burada olacağız. Bu sefer farklı çünkü geçen gelişimizde hava muhalefeti nedeniyle eve tıkılıp kalmıştık şimdiyse ohooooo. Günlerimizi o kadar dolu dolu geçiriyoruz ki 24 saat yetmiyor. Araya bir Bozcaada tatili bile sıkıştırdık. Tatil içinde tatil. Çok aktifiz, çok meraklıyız. İlkler yaşıyoruz bir çok. İlk defa denizle tanışıyoruz bu kadar yakından, ilk defa bu kadar çok çocuk var etrafımızda, ilk defa minübüse bindik...Dede evi tamamen Batuhan Bey'e göre yeniden düzenlendi. Evin ortasına bir salıncak kuruldu, masalar sehpalar kalktı, yürüteçler çıktı, mama sandalyesi geldi. Evde egemenlik kayıtsız şartsız Batuhan'ın. Değişen sadece eşyaların yeri şekli değil tabi, herkes peşimizde pervane. Misafirimiz eksik olmuyor sağolsunlar. Burda olduğumuzu duyan geliyor Batuhan ile tanışmaya. Batuhan düşünüyordur belki "evimizde bir kadın bir de adam vardı, neden burada bu kadar çok insan var? Evimizdeki adam nereye gitti? Onun işlerini yapmak için mi yoksa bu kadar çok insan geldi?" diye. Belki de şaşkınlıktan, yeni şeylerin heycanından durumun farkında bile değil. Bunu babasıyla ilk görüştükleri anda anlamaya çalışacağım. O anı heycanla bekliyorum. Babasıysa Batuhan'ı deliler gibi özlemiş durumda. Her dakikasını, saniyesini bilmek istiyor. Ben oğlumun bu yeni tecrübesi olan dede evi, yaz modu telaşından bilgi akışını sekteye uğratıyorum. Bana çok kızıyor. Her ne kadar yazının başlığı Baba Özlemi olsa da evlat özlemi gibisi yok...

BEDİA

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder