4 Haziran 2014 Çarşamba

MİNİK KAŞİFİM

Oğlumla dünyayı yeniden keşfediyorum. Meğer ne kadar çok şey oluyormuş her gün her dakika her saniye hiç farkına varmadığımız, günlük koşuşturma öylece akıp geçen.
Baharı, yazı sanki hayatımda ilk defa yaşıyorum. Mevsim meyvelerini, sebzelerini öğreniyorum. Çiçekleri, böcekleri inceliyoruz beraber.  Çocukların koşuşturup birbirleriyle şakalaşmalarına hayretler içinde bakakalıyoruz. Köpek havlamasına şaşırıyoruz. Ağaçtan düşen yaprakla irkiliyoruz.
Düşününce çok boş geliyor tüm bunların farkına varmadan geçen zamanlar. Ama işin ilginci ben hep böyleydim. Doğayla iç içe bir çocukluk geçirdiğim halde ilgilenmezdim. Karakter olarak belki de ilgisizim, tam olarak neden böyleyim ya da böyleydim bilmiyorum.
İlgisizdim ta ki minik oğlum hayatıma girip meraklı gözlerle bakınmaya başlayana kadar. "Hadi anne etrafımızda birşeyler oluyor. Sen de bir bak. Bana öğretmen gereken çok şey var!" der bir hali vardı. "Anne şimdi ne zamanı? Ben hangi meyveyi, sebzeyi yiyeceğim" diyordu sanki bu minik adam. "Hangi çiçekler açar bu mevsimde? Ne kokusu bu? Aaa şu ağaçtan düşenlerde ne? Dut mu? Yenir mi? Ohhhh çokta lezzetliymiş..."
İşte böyle böyle başladı bizim dünyayı keşif maceramız. Daha oğlumdan öğreneceğim çok şey var. Hayat onun o meraklı gözlerinden güzel. Lütfen bu merağını hiç kaybetme miniğim.

BEDİA

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder