4 Haziran 2014 Çarşamba

İKİZ MİSİNİZ?

Çocukken bizi hep ikiz sanarlardı. Tabi küçük bir yerde büyüdüğümüz için herkes bilirdi. Ama yabancı bir ortamda hep sorarlardı. ''İkiz misiniz?'' Aramızda ki tam bir yaş (hatta o bile değil. 4 gün eksiği var) yada hayatımın hiç bir döneminde ona abla demeyişim, Bedia diye seslenişim insanları hep bunu sormaya iterdi.
''İkiz misiniz'' Ben bu soruya sevinirdim. Beni büyük görüyorlar diye düşünürdüm. Ama Bedia hemen ''hayır ben büyüğüm'' diye atılırdı. Acaba çocukken bu cümleyi kaç kere söylemiştir. O büyük olduğunu ispatladığı için, ben ise insanların beni onunla aynı görmelerinden mutlu olurduk. Ve bu soru bizi rahatsız etmezdi. Bazen aynı elbiseyi giyip sokağa bile çıkmışızdır. Çünkü zaten herşeyimiz aynıydı. Ailemiz, arkadaşlarımız, okulumuz. Sadece sınıflarımız farklıydı. Bedia benden bir sene önce okula başlamıştı. O günü hatırlıyorumda Bedia heycanlı önlüğünü giymiş saçları örülmüş bense perişan. Benim için o gün resmi bir matem günü gibi birşeydi. Kimseyle tek kelime konuşmamıştım. Bedia benden farklı bir şey yapıyordu. Aynı cümleyi bundan 10 sene sonra Bedia üniversiteyi kazanıp, İstanbula gittiğinde yine kuracaktım. Bedia yine benden farklı bişey yapıyordu. Ama bu iki olay dışında hep birlikteydik. Ben üniversiteyi kazanıp, İstanbul'a geldiğimde ise artık sadece ikimiz vardık. İki kardeş İstanbul'da birlikte. ''İkiz misiniz'' artık pek sormuyorlardı. Ama sorsalar Bedia atılırdı ''Hayır ben büyüğüm''
Şimdi ise Ece ve Batuhan arasında 19 gün var. Büyüdüklerinde onlara sorarlar mı acaba ''ikiz misiniz'' Eğer sorarlarsa bu sefer benim kızım atılacak ''Hayır ben 19 gün büyüğüm kardeşimden''

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder