Hep hayalim bebeğimin ilkbaharda doğmasıydı. Neden? Bilmiyorum.
Belkide kendim nisan doğumlu olduğum içindir. Ama hamile olduğumu
öğrenip, hesaplamamızı yapınca minik aile bireyimizin kasım doğumlu
olacağını öğrendik. Kasım başı. Teyzeciğim, Sevgili Özlemcim, Canım
arkadaşım Duyguşum, Bedriye yengecim ve Canım Canım gibi. Aman Allahım
kasım başı ne kadar da kalabalıktı. Hepsi de hayatımda acaip yer tutan
insanlar. Acaba birine denk gelecek miydik?
Düşündüm. Kış
bebeğinin ne zorlukları olabilirdi? Ailemizle bunu paylaşınca (ilk
onlara söyledik normal olarak) verilen tepki ''iyi yaza kendini toplamış
olur, ele avuca gelir'' şeklindeydi. Ve kesinlikle doğruydu. Zaten
evler artık sıcacıktı. Dışarı çıkarken de sıkıca giydirirsek, üşütme
diye bir şey olmazdı. Yazada güzel, güzel denize girerdik. Evet
kesinlikle kış bebeği daha iyi olacaktı aklıma yatmıştı.
Öyle de
oldu. Ece doğuduğunda havalar tam soğumaştı. Ve Ece kendine o mayın
tarlası kasım başı içinde bir yer bulmuştu. 9 kasım. Sadece Ece'nin ve
bizim günümüz. Hastane sıcaktı. Zaten evler de sıcaktı. Dışarı çıkarken
de sıkıca giydirkenten sonra kıştan kormaya bir gerek yoktu. Sadece ilk
banyosunda ''ay üşütür müyüz?'' moduna geçtik. Ama o da sadece
acemiliktendi. Zaten 6 ay anne sütü alacaktı. Anne sütü alan bebeklerde
hastalık pek görülen birşey değildi. Sonrasıda bahardı.
Allah ne
zaman verir bilinmez ama ben bir kış bebeği annesi olarak çok rahat
ettim. Şimdi 8.5 aylık olarak harika bir şekilde bir denize giriyoruz.
Aslında kış, yaz farketmez ama benim gibi korkularınız olmasın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder