19 GÜNDE 2. KEZ ANNE OLMAK HEMDE BU SEFER ACISIZ, SALT HEYCANLA, BEKLEYİŞLE GEÇEN BİR SÜREÇ SONUCU.
Evde
18. günümüzde Annemin ''ee ben ablana da gidiceğim ben gitmeden şu
mevlüdü yapalım'' söylemleri sonucu Ece hanımın mevlüdünü yaptık. Bedia
hem ev taşıdığı hemde karnı burnunda olduğu için aramızda değildi. Evet
yanlış duymadınız karnı burnunda ev taşıyordu. Bende loğusa olduğum için
onun ev taşımasına yardım edemedim. Çocuklar büyürken yaşıt olmaları
harika olacaktı fakat şimdi bugünlerde beraber olamamak kötüydü.
Küçük
bir kalabalıkla (ailem ve birkaç tanıdık) mevlüt işini hallettik.
Ece'ye mevlüt için aldığımız kıyafet (böyle bir sektör vardı mevlüt
kıyafetleri) üzerinden dökülmesine rağmen çok şirin gözüküyordu. Mevlüt
bitiminde benim teyzem Ece'nin birtaneceik teyzeannesi Bedia'ya geçeceği
için annemi de o götürecekti. Annem söylenerek bavulunu hazırlıyordu.
''Aklım sende kalacak. Neden böyle oldu sanki'' Bir yandan da kendini
rahatlatmak için '' Ama sende çok kaldım'' gibi şeyler. Ama aklının
kalmasını gerektirecek bir durum yoktu. Çünkü tontişim canım anneannem
kalacaktı benimle ve kızımla. 40 çıkması meselesi yanlız kalamıyordum. O
gece standart prosedür bir yattık bir kalktık emdik ağladık.
Sabah
saat kaçtı? Kim aradı? Nasıl oldu? Sadece şunu hatırlıyorum ''Biz
hastedeyiz ablanın sancıları tuttu'' Siz? Neler oluyor? Daha Batuhan'ın
günü var. Ne sancısı? Düşünce bulutunda kaybolmadan kendime geldim.
Hemen hastaneye ışınlanmak istedim. Ama Ece vardı. Önce onu babanesine
bırakıp, uyuttum. (Allahtan ev hastaneye çok yakındı.) Bedia akşam
sancılanmış, soluğu hastanede almışlardı. Girer girmez ''bana niye akşam
haber vermediniz'' diye söylenirken buldum kendimi. Verseler ne
yapabilirdim ki. Şimdi bile önce Ece'yi uyutup öyle gelebilmiştim. Sonra
hastaney ile ev arasında 3 sefer yaptım. Çünkü Ece'nin istekleri vardı
ve benden başkası karşılayamazdı. ancak onca saat hastanede de
kalamazdı. Benim de aklım hastanedeydi. Ece uyusun diye gözünün içine
bakıyordum. Böylece 3 sefer yapabildim. Ama bu seferlerin hepsinde elim
boş döndüm. Batuhan sinyali vermişti ama anlaşılan o ki annesini
yormadan gelmeyecekti. Zaten bu seferlerimin hiç birinde Bedia'nın
yanına bile giremedim. Denedim ama çığlıklarını duyunca kendimi
gözyaşlarımla birlikte en kuytu köşeye attım. Artık akşam olmuştu Ece
uyandı diye telefon gelince ben son seferimi yaptım. Evde Ece ile
uğraşırken beklenen telefon geldi. Batuhanım gelmişti. Erhan'ı aradım.
Geliyorum birlikte çıkarız dedi. Zaten o güne kadar Ece ile hiç yalnız
çıkmadığım ve hastanede kimseyi rahatsız etmek istemediğim için
bekledim. Ama zor çok zor bekledim.
Sonunda Batuhanımı gördüğümde
ise ikinci kez anne olmuş gibiydim. Öyle hissettim. İşte bir insanın 19
günde 2. kez anne oluşu böyle oldu ve çok çok güzel oldu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder