4 Haziran 2014 Çarşamba

ECE UYUDUKTAN SONRA (2011)

Ece uyuyor. Akşam saat kaç olduğu farketmez. Uyudu. ''Oh rahatladım'' diyip ayaklarımı uzatmak mı? Tabikide hayır.
Ece uyuyor ve ben öncellikle 10 dakika onun yanında bekliyorum. Uyanmasın diye. Sonra dışarı çıkmışsak çantalarını boşaltıyorum. Çantaları diyorum çünkü Ece ile dışarı çıkmak yemek çantası ve giyecek çantası olarak iki çanta ile mümkün oluyor. Yemek çantasından kirlenen eşyalarını mutfağa bırakıyorum. Giyecek çantasındaki kirlenenleri banyoya bırakıyorum. Mutfağa dönüyorum. Kirlenen biberon, tabak, kaşık ve kapları beyaz sabunla yıkayıp, steril makinasına koyuyorum. Bu arada akşam yaklaşık 3'teki kalkışı için kaynamış suyunu hazırlıyorum. Oda bittikten sonra yoğurdunu mayalayıp, yoğurt makinasına koyuyorum. Çıkan bulaşıkları da bitirdikten sonra buzdolabının karşına geçip Ece'ye ayrılan rafa bakıyorum. Eksikleri var mı? Buzdolabının önündeyken peyniri görüyorum. Aa evet yarın sabah kahvaltısı için peyniri suya koymak. Bunu unutmamalıyım. Sebzesi ve meyvası da var. Tamam. Şimdi biraz oturabilirim. Yok yok yatmalıyım çok yoruldum. Anne olmak zor, katı gıdaya geçmek daha zor. Ecem büyüdükçe sanırım bu zorluklar artarak çoğalacak. Kızım için tüm yorgunluğa değer. Yeterki o mutlu olsun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder